19 January 2015, Speech by H.E. Ambassador Naci Koru, Deputy Minister of Foreign Affairs at the opening session of the Panel: Debating Africa in 21st Century and Turkey.

Sayın Büyükelçiler,
Değerli Akademisyenler,
Değerli Basın Mensupları,
Saygıdeğer Katılımcılar,

Türkiye-Afrika ilişkileri panelinin açılış töreninde bulunmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Değerli panelistlerimizi ve tüm katılımcılarımızı saygıyla selamlıyorum.

Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı, Stratejik Düşünce Enstitüsü, Bakanlığımız Afrika Genel Müdürlüğü ve Stratejik Araştırmalar Merkezinin eşgüdümünde gerçekleştirilmekte olan bu panelin açılışında Afrika uzmanlarından ve Afrika konularıyla yakından ilgilenen şahsiyetlerden oluşan seçkin bir topluluğa hitap etmek benim için büyük bir mutluluk kaynağıdır.

Köklü ve her geçen gün daha ileriye giden bir ilişkiler ağına sahip Türkiye ve Afrika’nın dününü, bugününü ve geleceğini değerlendirecek bu Panelin organizasyonuna katkı sağlayan herkese içten teşekkür ediyor, bu tür etkinliklerin önümüzdeki dönemde daha sık yapılmasını diliyorum.

Değerli Katılımcılar,
Değerli Konuklar,

Ülkemiz, Afrika ile tarihten gelen bağlarını daha da genişleterek geleceğe taşımaya kararlıdır.

Paylaştığımız ortak ilke ve değerler; tarihi, manevi ve kültürel bağlarımız Türkiye-Afrika ilişkilerinin, eşitlik temelinde ve karşılıklı etkileşim içinde güçlendirilmesine zemin hazırlamaktadır.

Türkiye’nin, Afrika halkları tarafından her zaman yakın ve dost bir ülke olarak kabul edildiğini görmek bizler için büyük bir mutluluk kaynağıdır.

Son on yıldır kararlılıkla uygulamakta olduğumuz Afrika’ya açılım politikamız hedefine ulaşmıştır. 2013’ten bu yana Afrika Ortaklık Politikası olarak tanımladığımız işbirliğimiz, iki ay önce Malabo’da toplanan 2. Türkiye-Afrika Ortaklık Zirvesi ile yeni bir seviyeye taşınmıştır. Bu vesileyle, 2. Zirve’ye gösterdikleri yoğun ve yakın ilgiden dolayı tüm Afrikalı dostlarımıza bir kez daha teşekkür etmek istiyorum.

Zirve’de kabul edilen bildiri ve 2015-2019 Ortak Uygulama Planı Türkiye-Afrika arasındaki ilişkilerin, geçmiş dönemde edinilen tecrübelerin de ışığında, her alanda geliştirilmesi için yeni bir yol haritası oluşturmuştur.

Türkiye-Afrika ilişkilerinin böyle önemli bir merhaleye ulaşmasında diplomatlarımızın, sivil toplum kuruluşlarımızın, iş çevrelerimizin ve bilim adamlarımızın cesur, kararlı ve ısrarlı çalışmaları vardır. İlişkilerin siyasi, ekonomik, ticari, kültürel, insani, bilimsel ve akademik tüm boyutlarını göz önünde tutan kapsamlı bir yaklaşımla güçlendirilmesi fevkalade önem taşımaktadır.

Bu çerçevede, Dışişleri Bakanlığı olarak, Afrika’ya yönelik çalışmalarımızda üniversitelerimizle işbirliği içinde hareket edilmesinde de yarar olduğuna inanıyoruz.

Bugün Ankara ve Gazi Üniversiteleri başta olmak üzere, birçok kamu ve özel üniversitemizde Afrika Araştırma Merkezleri kurulmuş olması memnuniyet vericidir.

Merkezler, Afrika kıtası konusunda araştırmacılar yetiştirmekte; sahip oldukları kütüphane, arşiv ve dokümantasyon birimleriyle birer referans kaynağı teşkil etmekte ve ulusal ve uluslararası toplantılara evsahipliği yapmaktadırlar.

Bu merkezler, ayrıca, Malabo Zirvesinde kabul edilen 2015-2019 dönemi Uygulama Planında da belirtildiği şekilde, Türk ve Afrika üniversiteleri ile araştırma kurumları arasında genişletilmiş ve geliştirilmiş bir işbirliği tesis edilmesi yönünde önemli görevler üstlenmektedirler. Nitekim, geçtiğimiz Mayıs ayında Ankara’da gerçekleştirilen 2014 Afrika Günü etkinlikleri, Gazi Üniversitesinin evsahipliğinde, geniş katılımlı bir faaliyet olarak büyük ilgi uyandırmıştır.

Değerli Katılımcılar,

Bugün 39 Afrika başkentinde Büyükelçiliğimiz bulunmaktadır. Afrika ülkelerinin Ankara’daki Büyükelçiklerinin sayısı da 31’e ulaşmıştır. Kurumsal altyapının tamamlanması ve ikili ilişkilerin ahdi altyapısının geliştirilmesi, halklar arasındaki karşılıklı etkileşimin ilerlemesini de hızlandırmıştır. Böylece yoğunlaşan ilişkiler ağı akademik işbirliğine de verimli bir zemin hazırlamaktadır. Dolayısıyla, bugün açılışını yaptığımız Paneli çok zamanlı ve yerinde bir girişim olarak gördüğümüzü özellikle vurgulamak istiyorum.

Türkiye-Afrika ortaklığında, kalkınmadan, siyasi diyalog mekanizmalarına, eğitim-kültür faaliyetlerinden ekonomik işbirliğine, ticaret hacminden, yatırımlara, müteahhitlik hizmetlerinden ulaştırma altyapılarına kadar birçok alanda büyük atılımlar yapılmıştır. Afrika Türkiye’nin son yıllarda ilişkilerini ve işbirliğini en hızlı ve güçlü şekilde geliştirdiği kıta olmuştur.

Diğer taraftan, Afrika ile ülkemiz arasında yoğun ilişkiler siyasi ve ekonomik konularla sınırlı kalmamış, halklar arasında da yoğun bir hareketliliğe sahne olmuştur. Türk Hava Yolları kıtada 40’ın üzerinde noktaya uçmaktadır. Böylece, her yıl Türkiye ile Afrika arasında turizm, kültür, iş ve ticaret amacıyla karşılıklı olarak seyahat edenlerin sayısı yılda 200 bini aşan rakamlara ulaşmıştır.

2013 yılında başlattığımız elektronik vize uygulaması ile artık Afrika’dan ülkemize gelecek bilim adamlarına, iş adamlarına ve turistlere çok daha pratik vize vermeye başladığımızı da bu vesileyle belirtmek isterim. Bu uygulamamız ile 2014 yılında Afrika’dan ülkemize gelenlerin sayısında çok önemli bir artış olmuştur. Kolaylaştırılmış e-vize uygulamamızın önümüzdeki yıllarda Afrika kıtası ile ülkemiz arasındaki ilişkileri her alanda daha da güçlendireceğine inanıyoruz.

İlgili Bakanlıklarımız ve özellikle Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) ve sivil toplum kuruluşlarımız Kıtanın hemen her noktasında eğitim, sağlık, tarım ve altyapı alanlarında çok sayıda proje yürütmektedirler.

Ortak geleceğimizin inşa edilmesindeki en önemli unsurlardan biri olan eğitim alanında da kapsamlı bir işbirliği yapıyoruz. 1991-2013 döneminde Afrika ülkelerine lisans, yüksek lisans ve doktora düzeyinde toplam 3.254 burs kontenjanı açılmışken son iki yılda üniversite çağındaki Afrikalı gençlere Türkiye’deki üniversitelerde 1.000’in üzerinde yeni burs tahsis ettik. Gençlerin, Türkiye’de alacakları kaliteli eğitimi ve edinecekleri yüksek becerileri, ülkelerinin hizmetine sunacaklarına inanıyoruz.

Öte yandan, sağlık sektörünü de Afrika ülkeleri ile işbirliğimizde önemli bir alan olarak görüyoruz. Sudan’da açılan 150 yataklı hastanenin ardından Somali’de de 200 yataklı tam teşekküllü bir hastanenin açılışına hazırlanıyoruz. Kendi kendine yetebilir şekilde, Türk ve yerel sağlık personeli tarafından ortak işletilen ve sunduğu sağlık hizmetleri bakımından örnek uygulamalar arasına giren benzeri projeleri gerçekleştirmeye bundan böyle de devam edeceğiz.

Türkiye, özel ve kamu kurumlarının elbirliğiyle yürütmekte olduğu insani diplomasi faaliyetleriyle Afrika’da fark yaratan politikalarına devam edecek, Afrika ülkelerinin barış, demokrasi, kalkınma ve refah yönündeki çabalarını etkin şekilde destekleyecektir.

Diğer yandan, Afrika'da, ekonomik ve sosyal kalkınma; iyi yönetişim; çatışmaların önlenmesi; demokrasi, insan hakları, çatışmaların barışçıl çözümü ve ulusal uzlaşma alanlarında son çeyrek yüzyılda ortaya konulan başarıların pekiştirilerek sürdürüleceğinden eminiz.

Afrika kıtası, 21. yüzyılda, küresel sahnede ağırlığı giderek artan bir aktör olarak değerlendirilmektedir.

Afrika Birliği'nin ve diğer bölgesel örgütlerin, belirlenen ortak hedefler doğrultusunda siyasal ve ekonomik bütünleşmenin sağlanmasında öncü rol oynamaya devam edeceklerine inanıyorum.

Değerli Katılımcılar,

Üç oturum şeklinde devam edecek bugünkü Panel, Türkiye-Afrika Ortaklığının her yönüyle tartışılacağı ve değerlendirileceği bir etkinlik olacaktır. Panel, uluslararası alanda önemli akademik çalışmalara imza atmış yerli ve yabancı Afrika uzmanlarının yapacakları değerlendirmelerle, Türkiye-Afrika ilişkilerinin bugünü ve geleceğine ışık tutacaktır. Panelin önümüzdeki dönemde yapılacak benzer akademik etkinliklere de örnek teşkil edeceğini düşünüyorum.

Bu düşüncelerle, bu önemli etkinliği düzenleyen sivil toplum kuruluşlarımıza Dışişleri Bakanlığı olarak teşekkür ediyor, ülkemiz ile Afrika arasındaki ortaklığının daha da güçlenmesine katkı sağlayacağına inandığım Türkiye-Afrika ilişkileri panelinin başarılı geçmesini diliyorum.