19 Kasım 2014, Müsteşar Yardımcısı Büyükelçi Ali Kemal Aydın’ın Konuşması

Saygıdeğer Konuklar,
Değerli Mevkidaşlarım,
Hanımefendiler,
Beyefendiler,

Burada sizlerle birlikte olmaktan büyük bir mutluluk duyuyorum. “Sürdürülebilir kalkınmanın ve bütünleşmenin güçlendirilmesi için yeni bir ortaklık modeli” teması altında düzenlenen İkinci Türkiye-Afrika Ortaklık Zirvesi’ne hoşgeldiniz.

Öncelikle, Afrika Birliği Dönem Başkanı Moritanya’ya, 2014 yılı boyunca dönem başkanlığı sırasında sergilemiş olduğu yol gösterici liderlikten ötürü teşekkür ediyorum. 

II. Türkiye-Afrika Ortaklık Zirvesi’nin hazırlıkları çerçevesinde gerçekleştirdiğimiz ikili görüşmelerimiz ve hazırlık sürecindeki değerli katkılarından ötürü Afrika Birliği’nin kıdemli memurları ile teknotratlarına da şükranlarımı sunuyorum.

Son olarak, ev sahibi ülke Ekvator Ginesi yetkilileri ve halkına bu güzel şehir Malabo’ya vardığımız andan itibaren göstermiş oldukları sıcak karşılama ve misafirperverlik için içten teşekkür ediyoruz.

Bugünkü toplantımızda yararlı fikir alış-verişi yaparak verimli sonuçlara ulaşacağımıza ve Dışişleri Bakanlarımız tarafından yarın görüşülecek olan Türkiye-Afrika Ortaklığı Malabo Deklarasyonu’nun ve Türkiye-Afrika 2015-2019 Ortak Uygulama Planı’nın kabulüne zemin hazırlayacağına inanıyorum.

Değerli Konuklar,
Hanımefendiler, Beyefendiler,

Günümüz dünyasında, yer kürenin herhangi bir noktasında yaşanan bir olayın küresel çapta etkilerinin olduğunu görüyoruz. Küreselleşmenin hem olumlu hem de olumsuz etkilerinin hepimiz farkındayız.

Batı Afrika’da başlayan ancak kısa sürede küresel bir mesele haline gelen Ebola salgını bu durumun son örneğidir. Salgın sınır tanımamıştır. Diğer taraftan, virüsün yayılmasına engel olunması ve salgından etkilenen ülkelere yapılan yardımlar küreselleşme sayesinde kolaylaşmıştır. Aynı olay üzerinden gerçekleşen bu iki vakıa küreselleşmenin günlük hayatımızın bir parçası olduğunun en güzel göstergesini teşkil etmektedir.

Küreselleşme aynı zamanda etkileşimlerimizin içindedir. Diğer bir ifadeyle, küreselleşme uluslararası ilişkileri kontrol edilmesi güç bir şekilde etkilemektedir. Günümüz dünyasında sadece aynı kıtadaki ülkeler ve insanlar değil dünyadaki tüm ülkeler ve halklar kolayca temas edebilmekte ve birbirlerini etkileyebilmektedir.

Türkiye ve Afrika ülkeleri ayrı kıtalarda yer almasına rağmen birbirlerine ihtiyaç duyduklarında aradaki mesafe hiçbir zaman sorun olmamıştır. Tarihi ve kültürel bağlar geçmişlerini ve bugünlerini birbirine bağlamaktadır. Bu durum Türk ve Afrika halkları arasındaki samimi dostluk ve işbirliğinin doğal bir sonucudur. Küreselleşme sayesinde halklarımızın ilişkilerin geliştirilmesi ve beraber hareket etme konularında daha kararlı olduklarını görüyoruz.

Türkiye, bu gerçeği aklında tutarak, Afrika ile olan stratejik ortaklığını eşitlik, kardeşlik, karşılıklı saygı ve yarar temelinde, diğer bir deyişle güvenilir taraflar arasındaki samimi bir işbirliği olarak nitelendirmektedir.

Önümüzdeki yıllarda Ortak Uygulama Planı’nda bahsi geçen alanlarda gerçekleştireceğimiz işbirliğinin ilişkilerimizi daha da geliştirip pekiştireceğine inanıyorum.

Hanımefendiler, Beyefendiler,

Önümüzdeki iki gün boyunca devam edecek görüşmeler Türkiye-Afrika Ortaklığında yeni bir dönemin başlangıcı olacaktır. Afrika’nın gerçek ortağı olarak Kıtanın önceliklerinin farkındayız. Bu yüzden, yeni ve gelişmiş bir ortaklık için karşılıklı niyetimizi yansıtmak maksadıyla, Afrikalı meslektaşlarımızla yaptığımız çalışmalarda, çeşitli alanlardaki somut projelerin Zirvede kabul edilecek belgelerde yer alması için gereken gayreti gösterdik. .

Zirve sonrası dönemde de teknik konuları içeren toplantılara devam etmeyi planlıyoruz. Bu bağlamda, öncelikli işbirliği projelerinin sıralandığı Matrix hakkında görüş alışverişinde bulunmak üzere kıdemli memurları Zirveyi müteakiben Türkiye’ye davet edeceğiz.

Hanımefendiler, Beyefendiler,

Afrika Birliği, diğer bölgesel ekonomik topluluklar ve kıta ülkelerinin istikrar, refah ve kalkınma konularında göstermiş oldukları gayretleri kuvvetli şekilde desteklediğimizi bir kez daha söylemek istiyorum. Türkiye, Afrika uluslarıyla bir dost ve ortak olarak çalışmaya kararlıdır: Bölgesel işbirliği, barış ve sürdürülebilir kalkınma hedefinde dost ve ortak.

Türkiye-Afrika ilişkilerinin önemli bir potansiyele sahip olduğunu düşünüyoruz. Bu potansiyeli, somut ortaklık projeleriyle verimli işbirliğimizi artırarak yapıcı bir sinerjiye dönüştürmek istiyoruz.

Türkiye, Afrika ülkelerinin önceliklerini göz önünde bulundurarak; tarım, kırsal kalkınma ve su kaynaklarının yönetimi, küçük ve orta ölçekli işletmelerin desteklenmesi, sivil savunma, güvenlik, sağlık, yetersiz beslenme, bulaşıcı ve salgın hastalıklarla mücadele, ulaşım altyapısının kurulması, enerji doğal kaynakların araştırılması ve değerlendirilmesi, eğitim, bilim ve teknoloji, gençlerin ve kadınların faaliyetleri ve spor-kültür aktivitelerinin düzenlenmesi konularında projeler geliştirilmesine öncelik vermektedir.

Zirve’nin, işbirliği imkanlarının geliştirilmesine yönelik olarak yeni fırsatların ortaya çıkışına zemin hazırlayacağına inanıyoruz.

Bu hususlar ışığında, başarılı ve verimli bir toplantı dilerim.

Teşekkür ederim.